08 Kasım 2019

Mevsim Geçişleri Sizi Hasta Etmesin!

Kasım ayıyla birlikte güz mevsimi son demlerini yaşarken karın habercisi dondurucu soğuklar, önümüzdeki günlerde etkisini yavaş yavaş hissettirecek. Özellikle bu aylarda soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanmamak için dikkat etmek gerekir. Şirket Doktorumuz Fatih Salman’la mevsim geçişlerinde hasta olmamak için nelere dikkat etmemiz gerektiği hakkında ufak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Keyifli okumalar…

1) Mevsim geçişlerinde hasta olmamak için özellikle hangi besinleri tüketmeliyiz?

Normalde bir insanın sağlıklı olması için alması gereken besin grupları var. Eğer kişilerin herhangi özel bir kısıtlaması yoksa karbonhidrat %55-60, protein %20-30 ve yağ %10-15 olacak şekilde günlük ihtiyacın karşılanması gerekiyor.

Basit karbonhidratlar dediğimiz reçel, bal gibi şekerli gıdalardan uzak durarak posalı olanları tüketmeliyiz. Çünkü bu karbonhidratlar, kana çabuk karıştıkları için kan şekerinizi yükseltir ve bunu dengelemek için pankreastan insülin salgılatır. Ama pankreas dengeyi yakalayamayıp fazla insülin ürettiğinde kan şekeriniz bu sefer düşer ve acıkma hissi oluşturur. Bu yükselişler ve düşüşler dengesizlik yaratarak metabolizmayı da olumsuz etkiler. Bu nedenle pankreası fazla çalıştırmayan diğer bir ifadeyle kana çabuk karışmayan kepekli, tam tahıllı veya çavdarlı ekmek tüketmelisiniz. Ekmek yemek istemeyenler ise bulguru tercih edebilir. Nohut, mercimek ve kuru fasulyeyi de kaliteli karbonhidratlara örnek verebiliriz. Ayrıca bakliyat grubu, bağırsak hareketlerini dengelediği için kabızlığı da giderir.

Bu ürün gruplarının yanında bol sıvı tüketmeliyiz. Günde 2-2,5 Litre; bazı hastalıklarda 3-3,5 Litre su içilmesi gerekiyor. Vücudumuzun yaklaşık %60-65’i sudan oluştuğu için beyinden böbreklere tüm organlarımızın çalışmasını su sağlıyor. Suyun yanında bitki çayları da günde 1-2 fincan olmak üzere tüketilebilir. Ancak çay ve kahve, içerisindeki maddelerden dolayı tuvalete çıkma isteğini artırdığından su kaybına neden oluyor.

Öğlen ve akşam yemeklerinde bir porsiyon salata ve bir kâse yoğurt yemeyi ihmal etmemeliyiz. Bunlara dikkat ederek dengeli bir öğün sağlamış olacağız. Böylece sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz güçlenecek.

2) Uzun süre hareketsiz kalmanın, bağışıklık sistemini zayıflattığını gösteren birçok araştırma var. Bunun yanında günlük değişen havalar, kas ve eklem ağrılarına da neden oluyor. Geçiş döneminin sağlıklı atlatılması için özellikle çalışan insanlar, ofis içerisinde ne tür egzersizler yapabilir?

10-15 dakikada bir ayağa kalkmakta fayda var. Çünkü uzun süre hareketsiz kalmak, vücudumuzun fizyolojisine hiç uygun değil, eklemlerin çalışması gerekiyor.

Ofis ortamında, boynu sağa-sola çevirme ve kolları aşağı yukarı sallama gibi hareketlerden oluşan basit egzersizler yapılabilir. Molalarda veya öğlen aralarında yürüyüş yapmak için ise bahçemiz çok müsait.

3) Yaz mevsiminde yapılan tatiller nedeniyle beslenme düzenleri bozuluyor. Bunun sonucunda da insanlar kilo problemleri yaşayabiliyor. Geçiş döneminde diyet yapan çalışanlara hangi önerilerde bulunursunuz?

Diyette olan insanlardan “Şunu kestim, bunu hayatımdan çıkardım.” şeklinde cümleler sıklıkla duyuyoruz. Ancak üstte bahsettiğim gibi karbonhidrat, yağ ve protein besin gruplarının hepsi tüketilmeli. Diğer türlü, örneğin yağı hayatınızdan çıkardığınızda vücudunuz onu zor yoldan kendi içerisinde döndürerek yapmaya çalışıyor. Çünkü hücrelerin yağ grubu ürünlerine ihtiyacı var. Mekanizmayı zorlamadan her besinden belli oranda tüketildiğinde sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz.

Diyet yapanların kahvaltılarda tercih ettiği mısır gevreklerini ise posalı karbonhidratlara örnek verebiliriz. Süt ile birlikte tüketildiğinde protein de alınmış oluyor. Ancak bu domates, salatalık, peynir ve zeytinden oluşan Türk usulü kahvaltıya vaktiniz olmadığında tercih edilmeli. Bu ürünlere maydanoz, roka gibi yeşilliklerin de eşlik ettiği bir öğünle, güne taze bir başlangıç yapmalarını öneriyorum.
 

4) Yazdan sonbahar mevsimine girerken bağışıklık sisteminin yanında ciltler de bundan kolaylıkla etkileniyor. Cilt kuruluklarını önlemek adına neler yapabiliriz?

Kavurucu sıcaklardan dolayı aslında bu kurulukları yaz mevsiminde de görüyoruz. Terleme nedeniyle sıvı kaybı meydana geliyor ve bu noktada kaybedilen sıvıyı geri kazanmak çok önemli. Sıvı alımını, bolca su içerek kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Suyun yetmediği dönemlerde ise ılık su eşliğinde alınan duş, bitki çayları, çorbalar ve sebze yemekleri, sıvı kaybını engellemede yardımcı oluyor.