The Power of Progressive Disclosure

Hakan Duran
5 Nisan 2017

İşimiz gereği sistemler kuruyor ve kullanıcılarımıza bu sistemleri, uygulamaları kullanmaları için arayüzler sunuyoruz.

Kullanıcılara sunulan arayüzlerin verimliliği, kolaylığı, yaşattığı deneyim her geçen gün daha da önemli-kritik hale geliyor.

Özellikle de yoğun iş gücü gereken lojistik gibi süreçlerde ya da paranın/cironun döndüğü e-ticaret, bankacılık gibi sistemlerde.

Herkesin zamanı çok kıymetli ve hiç kimsenin oyalanmaya, vaktini israf etmeye, kendisi için fayda üretmeyen bir şeye vakit harcamaya tahammülü yok, anında terk edip yani uygulamayı silip/kapatıp gidiyor kullanıcılar.

Yönetim gurularının en meşhurlarından biri olan Richard Branson'ın çok beğendiğim güzel bir sözü var:

 

"Karmaşıklık sizin düşmanınızdır, herhangi bir saçmalık bir şeyleri daha komplike hala getirebilir. Ama zor olan bir şeyleri basit tutabilmektir" Richard Branson

Ne yapıyorsak basit yapmalı, ihtiyacı önceliklendirmeli, gereksiz ayrıntılardan ise kaçınmalıyız. Bunu ne kadar becerebiliyoruz, beceremediğimiz için neler kaybediyoruz, nasıl riskler üstleniyoruz orası da ayrı bir konu. Bu konuda kat etmemiz gereken çok mesafe var orası da kesin.

Kurduğunuz ya da kuracağınız sistemlere, uygulamalara birazdan (hemen değil) paylaşacağım makaleyi okuduktan sonra eminim daha farklı bakmaya başlayacaksınız :)

Paylaşacağım makale UX (Kullanıcı Deneyimi) Gurusu Joe Natoli’ye ait, uzun süredir kendisini yazılarından, paylaşımlarından takip etmeye çalışıyorum.

Bir ara kendisinden şirket olarak nasıl faydalanabiliriz diye kendisiyle iletişime de geçtim paylaştıkları, deneyimi o derece ilgimi çekti yani, e-learning kanalları Udemy, Lynda gibi online eğitim kanallarında kendisinden, eğitimlerinden övgüyle bahsediliyor.

Makalenin ve bu kişinin reklamını yapıyorum ama emin olun boşuna değil :)

Konunun uzmanı olan diğer UX uzmanları gibi olayın teknolojik boyutundan ziyade insan beyninin nasıl işlediğine, olayın psikolojik boyutlarına uzman gözüyle bakabilen, konuya hakimiyeti olan, yorumlayabilen biri.

Makalede “Aşamalı ortaya çıkarma, ön yüze getirme” diye çevirebileceğimiz bir konuya (progressive disclosure) odaklanmış.

 

Üç ana prensibi detaylarıyla, çok güzel örneklerle aktarıyor: “en önemli seçenekleri sunun, kullanıcı beklentisine/ihtiyacına göre en öncelikli seçenekleri gösterin, kullanıcıya sadece ötesinde bir şey talep ederse sunun)

Buraya kadar sabredip okuyanlar olmuştur diye ümit ediyorum, uzunca bir giriş ve reklam sonrası sıra geldi linki paylaşmaya, keyifle okumanızı diliyorum.

“The Power of Progressive Disclosure” Link 

 

 

Blog Yazarları

Hakan Duran Bilgi İşlem Direktörü
Tuğba Uzüğüten Cacharel Marka Müdürü
Gözde Bohan İnsan Kaynakları Uzmanı
Sema Şentürk İnsan Kaynakları Takım Lideri